Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş: "Müftü, çareler arayan kimsedir"

Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, "Müftü, şehrinde bir yetimin başı okşanmıyorsa, bir aile dağılmanın eşiğindeyse bunun sızısını yüreğinin en derin yerinde hisseden ve bunlara çareler arayan kimsedir" dedi. 45.

GÜNDEM 26.01.2026 18:16 Sistem Yöneticisi 4 okuma Okuma Süresi: 5 dk
Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş: "Müftü, çareler arayan kimsedir"
Paylaş:
N

Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, "Müftü, şehrinde bir yetimin başı okşanmıyorsa, bir aile dağılmanın eşiğindeyse bunun sızısını yüreğinin en derin yerinde hisseden ve bunlara çareler arayan kimsedir" dedi.

45. İl Müftüleri İstişare Toplantısı, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş’un katılımıyla başladı. Arpaguş, yaptığı konuşmada Ataullah İskenderi’nin ‘Kişi kendisinin Allah katındaki değerini bilmek istiyorsa Rabbimin kendisini ne işle meşgul ettiğine baksın’ sözlerini hatırlatarak, şunları kaydetti:

"Rabbimize hamdüsenalar olsun ki bizleri din-i mübin-i İslam’a hizmetkar kıldı. Bizleri milletimizin manevi hayatına rehberlik etmek, iyiliği yaymak ve kötülüğe engel olmak gibi peygamberi bir misyonun varisleri eyledi. Ancak unutmayalım ki bu makamlar sadece birer rütbe değil, omuzlarımıza yüklenmiş ağır bir sorumluluktur da. Bizler, ‘İçinizden hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten sakındıran bir topluluk bulunsun’ ilahi fermanının muhatabı olan bir teşkilatız."

"Müftü, çareler arayan kimsedir"

Müftülerin o şehrin manevi önderi ve kimsesizlerin sığınağı olduğunu belirten Arpaguş, "Müftü, şehrinde bir yetimin başı okşanmıyorsa, bir genç çaresizlik içinde kıvranıyorsa, bir aile dağılmanın eşiğindeyse bunun sızısını yüreğinin en derin yerinde hisseden ve bunlara çareler arayan kimsedir" diye konuştu.

"Yayınladığımız eserler, bir yaraya merhem olmuyorsa sorunumuz var demektir"

Toplantıda ‘Hizmetlerin Etkinliği ve Sahaya Yansıması’ başlığına dikkati çeken Arpaguş, şu ifadelere yer verdi:

"Neden bu başlığı seçtik? Çünkü hazırladığımız strateji ve projeler, yazdığımız raporlar, yayınladığımız eserler, gönderdiğimiz talimatlar; şayet sahada bir karşılık bulmuyorsa, bir insanın hayatına dokunmuyorsa, bir yaraya merhem olmuyorsa sorunumuz var demektir. Hülasa geçtiğimiz günlerde birim amirleri toplantımızda da ifade ettiğimiz üzere Ankara’daki strateji, Anadolu’da pratiğe dönüşmüyorsa Anadolu’daki sorun Ankara’da çözülmüyorsa eksik kalmışız demektir. Amacımız, evrak üzerinde mükemmellik aramak değildir. Gönüller üzerinde ne kadar tesir edebiliyoruz onu hedeflemekteyiz."

"İrşat faaliyetlerimiz çarşıya, pazara, sokağa, eve ışık tutabilmelidir"

Toplantıda 4 gün boyunca 12 farklı oturum düzenleneceğini kaydeden Arpaguş, minberlerin, kürsülerin ve kursların sadece namaz ve ders vakitlerine sıkışmış mekanlar olamayacağını dile getirerek, "Hutbelerimiz, yaygın din eğitimi ve vaaz-irşat faaliyetlerimiz hayatın tam kalbine dokunmalı; çarşıya, pazara, sokağa, eve ışık tutabilmelidir. Gençlerimiz, bizim geleceğimiz, en büyük imkanımız ve en hassas emanetimizdir. Bugün gençlerimiz, modern çağın getirdiği kimlik bunalımları, inanç problemleri ve nihilizm, deizm gibi akımların kıskacındadır. Onlara yaklaşırken yargılayan değil anlayan, dışlayan değil kucaklayan, mahkum eden değil, ikna eden bir dil kullanmak mecburiyetindeyiz" ifadelerini kullandı.

"Gençlerimizin sorunlarını geçiştiremeyiz"

Kur’an kurslarından gençlik merkezlerine kadar her alanda Peygamberimizin (s.a.s) kuşatıcı üslubunun hakim kılınması gerektiğini anlatan Arpaguş, "Gençlerimizin sorularını geçiştiremeyiz. Onların dünyasına girmeli, dertleriyle dertlenmeli ve onlara güvenilir bir liman olduğumuzu hissettirmeliyiz hikmetle, güzel öğütle, en güzel yöntemlerle" şeklinde konuştu.

"Sahih dini bilgi üretimimiz günümüz inanç problemlerine ışık tutmalı"

Toplantının hayati başlıklarından birinin fetva hizmetleri olduğunu aktaran Arpaguş, "Bugünün insanı, sadece haram veya helal denilmesini değil, bunun hikmetini ve gerekçesini de duymak istemekte. Fetva geleneğimiz ve sahih dini bilgi üretimimiz, vatandaşımızın zihnindeki sorulara, ‘Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız; müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz’ nebevi düsturuyla hikmetli ve ikna edici cevaplar sunmalı, günümüz inanç problemlerine ışık tutmalı ve dini konulardaki bilgi dezenformasyonu karşısında zamanında ve yerinde toplumu aydınlatmalıdır" diye konuştu.

"Artık kürsüler sadece camilerde değil, sosyal medya mecralarındadır"

‘Dini Yayın Hizmetleri ve Kurumsal Tanıtım’ oturumlarında dijital çağda var olmanın stratejilerinin ele alınacağını söyleyen Arpaguş, "Artık kürsüler sadece camilerde değil; televizyonlarda, cep telefonlarında, tabletlerde ve sosyal medya mecralarındadır. Eğer biz hakikati o mecralarda en güçlü şekilde dile getiremezsek, batıl o boşluğu yalan ve iftiralarla dolduruyor. Bilgi kirliliğinin zihinleri işgal ettiği bu çağda ‘sözün en güzelini söylemek’ ve doğru dini bilginin dijital dünyadaki temsilcisi olmak zorundayız" açıklamalarında bulundu.

"Hac ve umre hizmetlerimiz, müminlerin kardeşlik buluşmasıdır"

‘Akademi Hizmetleri’ oturumunda mesleki ve hizmet içi eğitim programları ile akademi merkezlerinden mezun olan personelin sahadaki etkisinin konuşulacağını aktaran Arpaguş, şu ifadelere yer verdi:

"Bir diğer oturum ise Kur’an-ı Kerim yarışmalarıdır. Bu yarışmalar sadece güzel seslerin yarıştığı bir platform olarak görülmemeli. Kur’an’ın mesajının toplumun gündemine taşınması olarak değerlendirilmelidir. Uluslararası boyutuyla İslam dünyasındaki kardeşlik bağlarını kuvvetlendiren ve ülkemizin dini hizmetlerdeki öncü rolünü pekiştiren stratejik bir adım olarak görülmektedir. Ve elbette sınırlarımızı aşan sorumluluklarımız var. Hac ve umre hizmetlerimiz, sadece bir seyahat organizasyonu değil, müminlerin kardeşlik buluşmasıdır. Bu ibadetin öncesinde ve sonrasında irşat boyutunu ve manevi etkisini artırmak ve daha yukarlara çekmek zorundayız. Yeryüzünde iyiliğin egemen olması için çalışıyoruz ve çalışmaya devam edeceğiz. Mazlumun, mağdurun, kimsesizin umudu olan vakıf hizmetlerini, ‘Veren el ile alan el arasındaki o nezaket köprüsünü’ yıpratmadan ve yıkmadan daha da büyütmeli, sağlamlaştırmalıyız."

"Sanal kumar bataklığı, gençlerimizi ve aile yapımızı tehdit ediyor"

Toplumda derin kırılmalar yaşandığına dikkati çeken Arpaguş, konuşmasına şöyle devam etti:

"Uyuşturucu illeti, sanal kumar bataklığı, akran zorbalığı, alkol ve fuhuş gibi kötülükler, gençlerimizi ve aile yapımızı tehdit ediyor. Bununla birlikte, din sosuyla sunulan misyonerlik faaliyetleri ve sapkın akımlar, inancımıza ve değerlerimize saldırıyor. Bizler, bu tehlikeler karşısında sessiz kalamayız. Minberden sadece namazı anlatmak yetmez; kumarın yuvaları nasıl yıktığını, uyuşturucunun gençliği nasıl çürüttüğünü de haykırmak zorundayız. Sahada, sokakta, kahvehanede, okulda, kısacası hayatın her alanında aktif olmak, İslam’ın nurunu arayanlara rehberlik etmek, bizim asli vazifemizdir. Unutmayalım ki İslam güneşinin dokunmadığı tek bir hane, Kur’an’ın rahmetinin ulaşmadığı tek bir gönül kalmayıncaya kadar durmak, dinlenmek bize haramdır."

4 gün sürecek olan toplantının açılış programına Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Haçkalı, Diyanet İşleri Başkan Yardımcıları Prof. Dr. Ahmet İshak Demir, Dr. Hüseyin Hazırlar, Dr. Hafiz Osman Şahin, Fatih Mehmet Karaca ile Başkanlığın üst düzey yöneticileri katıldı.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: ESKİŞEHİR MANŞET/iha
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Van’da ev yangını
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Van’da ev yangını
WhatsApp
İhbar Hattı