Üç tarafı deniz, dört tarafı hainlerle kuşatılmış Sayın Erdoğan sonunda bunu da yaptı! Anayasanın 10. Maddesine göre “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür” dese de; bu hüküm delineli çok oldu..
Önce Kadınlara pozitif ayrımcılık adı altında bir dizi düzenlemeler getirildi.. yani devlet Kadın-Erkek arasına girdi ve Kadından taraf olduğunu yazılı kaynaklara geçirdi.
Şimdi kafalardaki soru şu! Kadın-Erkek eşit mi? Eşitse bu çıkan düzenlemeler neyin nesi! Yok Kadın üstün, Erkek daha aşağı bir konuma sahipse bu Anayasa maddesi ne?
Yetti mi? Yetmedi birde 6284 sayıylı “kadının beyanı esastır” kanunu çıktı.. binlerce iftira mağduru ya ceza aldı, yada almak için sıra bekliyor.
Anayasaya ve Hukukun temel prensiplerine aykırı olan bu duruma neden kimse ses çıkarmaz yada görmemezlikten gelinir.. TCK ya göre; suçluluğu ıspatlanana kadar herkes masum değilmidir? “masumiyet karinesi” ne göre bu ikilemi HAKİM nasıl sonuçlandıracak.. eğer bir davada taraflardan birinin beyanı DOĞRU yada YANLIŞ olarak sınıflandırılmadan ESAS olarak kabul edilirse yargılamaya ne gerek var!
Adaletin geldiği içler acısı durum…
Bu düzenlemeler jan janlı bir şekilde sunumu yapılır! ABD nin “barış-özgürlük” kavramları gibi, “kadına şiddet, cinsiyet ayrımcılığı, hayvan hakları, çocuk hakları” gibi kanunlarda daha önceden SUÇ olarak nitelendirilmiş ve müeyidesi olan hususları tekrardan “eşitlik ilkesine aykırı” düzenlemelerle toplumu parçalamaya devam edecek..
Emirdağ kadar bile olmayan kanton devletcik İSVİÇRE den zamanında alınan hukuki öğretinin binlerce yıllık tarihe ve Müslüman topluma vereceği zararı, toplumun dokusunu nasıl bozacağını 100 yıldır göremeyenlere birde Erdoğan’ı eklemek gerçekten acı verici bir durum..
Süresiz Nafaka Zülmüne devam..
Son günlerin gündemi süresiz nafaka konusunda Dünyada eşi ve benzeri olmayan bir uygulamanın 1988 de dönemin hükümeti tarafından iktidar olma ve kredi alınması karşılığında kanunlaşan yasa nedeniyle 6 milyon insanın mağdur edildiği, 20 miyon insanın bu ZÜLÜMDEN etkilendiği gerçeği ortadayken Erdoğan hala sus-pus….
2017 yılında söz vernesine, defalarca deklere etmesine rağmen Erdoğan’ın güc yetiremediği bu düzenleme maalesef 6. Yargı paketinde de çıkmayarak büyük hayal kırıklığı oluşturdu.
Boşandıktan sonra “elin kızı” olan bir kadına ömür boyu “elin oğlu” olmuş erkek niye baksın? Annesi, babası, kardeşinin bakmadığı kadını bir başka erkeğin eline mahkum edip; sonrada cinayet, cinnet ve şiddetten bahsetmek ne kadar doğrudur?
Başka bir kadınla evlenmiş, çoluk çocuğa karışmış erkekten ÖMÜR BOYU BİTMEYEN BİR BORÇ tahsis etmek hangi ülkede var? Buna hukuki şemsiye tutmak ne Dinen, ne Ahlaken, ne de vicdanen doğru bir uygulama olamadığını Yargıtay Başkanı bile dile getirmişken bu direnç neyin nesidir? Bu ülkeyi KİM? Yada KİMLER? Yönetiyor!
Lafa gelince eleştirdikleri Gazi Paşa dahi nafaka kanunu düzenlerken “islami” kaynakları referans almış, Kur’an ın emrinde takribi 120 gün olan nafakayı bir YIL olarak düzenlemiştir.
Şimdi İSLAMCI söylemler ile 18 YILDIR iktadarda olan AK PARTİ nin bu düzenlemeyi yapmamasının gerekçesi ne olabilir?
Adalet Bakanı Abdulhamit GÜL ün başını yiyen nafaka düzenlemesinin arkasında Sümeyye Erdoğan’ın başını çektiği KADEM ve KADEM li bakan olarak bilinen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Derya Yanık’ın tv programlarında hukuk kararlarını görmezden gelerek çapıttığı “nafaka” açıklaması akıllara bu PLATFORMUN arkasında hangi LOCALARIN ve GÜÇ ODAKLARININ olduğu sorusunu gündeme getirdi.
Başkan Erdoğan a bile verdiği sözü yedirten, Sümeyye ERDOĞAN üzerinden Erdoğan a istediklerini dikte eden bu yapının SOROS bağlantıları varmıdır? Bilinmez.. Ancak; bir Yargıtay Başkanının dediği gibi “Müslüman ve Türk aile yapısı üzerinde Batı kaynaklı saldırılar KADIN üzerinden tasarlanıp uygulamaya geçilmektedir” sözü çok yerinde bir tespittir. Ziraa Aile Devletin temelidir. Aileyi bitirince ortada Devlet diye bir şey kalmaz.
Yani batı istiyor ki; Ömer Halis Demirleri yetiştiren bir AİLE YAPISI tehlikeli!
Aileyi bitirip sonra da çıkıp Z KUŞAĞI diye veryansın ederek müsebbibini aramak ahmaklık mı? Aptallık mı!…
KAST sistemine dönüş başladı…
Kadın ayrımcılığı derken, bu hafta da sağlık çalışanlarına yönelik bir dizi pozitif ayrımcılık içeren yasa tasarısı meclise geldi.. hükümetin en kanlı düşmanı TTB nin ve sağlık sendikalarının ortaklığında hazırlanan düzenlemenin toplumda SINIF tartışmasını yeniden başlatacağını hemen gördük.. bir Doktor kanun taslağından aldığı gazla, vatan millet için canını siper eden bir ASKER kardeşimize iftarasını attı… Allah dan kamera kaydı vardı ve silinmemişti..
Hala KÖR, SAĞIR VE DİLSİZİ oyanayan ŞAKŞAKÇILAR…
Ey İktidar! KANUNLARI uygularken EŞİTLİĞİ, ADALETİ, HAKKANİYETİ sınıfsal zümrelere taksim ederseniz; vatandaş ya kendi adaletini kendisi sağlamaya çalışır, yada sizin İKTİDARINIZI yerle yeksan eder..
Ey Başkan Erdoğan! Sizi iktadara taşıyan halkı ve zümreyi giderek ötekileştirip, güya 2023 seçimleri öncesi KARŞI MAHALLE nin arkabahçesine yönelik yaptığınız tüm çabalar BOŞTUR… LGBT ci, TTB, Abdülhamit Hanı deviren desesinin torunu Simone Efendinin başkanlık yaptığı TÜSİAD ve türevleri sana OY değil, yağmurlu havada su bile vermez..
Ey Başkan Erdoğan! Müslüman Türk Erkeğini evlilikten soğutan, aileyi bitiren, karı-koca arasında çatışmayı körükleyen, baba-evlat arasına duvarlar ören yasaları getirmekle değil OY kazanmak giderek kendi tebana yabancılaştığını gör! Şişlideki Kokana, tanklara tencere-tava çalan feminist gruh, İslamı, ahlaki, gelenek ve görenekleri çağ dışı gören dünya görüşü sana destek mi verir? Bu seferde mi “kandırıldık” diyeceksin..
Ey Başkan Erdoğan! Fetö, fetö diyerek dillerden düşürmediğiniz mücadelede mahale kavgasında alınan cezaların bile altında cezalar alarak binlerce fetöcüyü toplumun için saldınız! 2023 de hasbel kader tutuklu fetöcü neredeyse kalmayacak gibi.. zaten toplaya toplaya %10 nu bile toplayamadığınız, beyin takımının devlette hala görevde olan yandaşlarının desteği ile yurtdışına tahliye edildiği günleri geride bıraktık. Peki Fetöye karşı mücadele verenlere yönelik BİRTEK KANUN, BİRTEK DÜZENLEME yaptınız mı? Vatandaş beni görünce soruyor. “abi Eskişehide fetö imamı serbest kalıp bir haftada 3 telefon dükkanı birden açmış, birinin kirası 50bintl. Devlet bunu görmüyormu?”
Yutkunuyorum… 15 yıl verdiğim mücadale aklıma geliyor.. susuyorum..
Ey Başkan Erdoğan! Fetö kumpasları ve Cinayetleri bariz olarak otadayken nasıl oldu da birçoğu zaman aşımına uğradı? Fetö nün KUMPASLARINA MARUZ kalanlara hangi fırsatı verdiniz? Bir Aziz YILDIRIM kendini kurtarabildi. O da Nato müteahiti olduğu için. Peki ya sesi çıkmayan binlerce yaşayan Ömer Halis DEMİR ne durumda! Umurunuzda mı? Sizce bir önemi var mı?
Bence yok… acı ama gerçek.. neden mi? Geminizde bir RÜZGAR var, almış gidiyor… DAVA adamlarının yerini menfaat çeteleri ve seremaye aldı. Parti teşkilatlarınızda zengin çocukları fink atıyor.. bize ihtiyacınız yok! Değil mi!
Ey Başkan Erdoğan! Sosyal medyada paylaşım bile yapmaktan korkan il ve ilçe başkanları, belediye meclis üyeleri, senin kız, benim oğlan, baldızın oğlu, halamın kızı, dayımın gelini ve şakşakçı kesimin katılımı ile yaptığınız İL DANIŞMA MECLİSİ toplantılarında gözünüzü boyayan DALKAVUKLARA ne zaman hesap soracaksınız? 2023 de mi? İstanbul ve Ankara gibi mi?
Siz size yetersiniz sanırım… bize de Allah yeter! O ne büyük Vekildir..